1983-1984. Kars’ta 12 ay askerlik yaptım. Küçücük bir dairede tek başıma yaşadım. Nöbetim olmayan akşamlar mesai geç bittiğinden ve gün erken battığından, işten çıktığımda zifiri karanlık oluyordu. Yemekle uğraşmamak için, hemen her akşam aynı lokantada karnımı doyurup eve öyle gidiyordum. Konak lokantası. Hâlâ durur. Üstümde arazi üniforması, parka, belimde silah, içeri girdiğimde patron önce koşup radyo istasyonunu değiştirir (İran’dan Kürtçe yayın yapan radyoyu kapatıp Türkiye’nin Sesi’ni açar), sonra beni bir masaya buyur ederdi. Bir köşede kocaman bir kömür sobası yanan, loş ve boş bir lokantaydı. Örtü niyetine kabartma çiçek desenli kalın perde kumaşı kaplı masalarda tek başlarına veya ikili üçlü oturan 5-6 müşteri olurdu azami, tabii hepsi erkek. Kimisi eve gitmeden evvel yanında meyveyle bir kadeh votka içer, kimi bir sıcak çorba. Ritüelimiz hep aynıydı. Ben oturunca patron yanıma gelir, ben sorarım:

– Bana ne yediriyorsun bu akşam?

İstisnasız her akşam cevap aynıydı:

– Gomitanım sana bugün parmak köfte yapmışeeeem, sarma yapmışeeeem…

– Sen bana bir sakatat ızgara yap, bir salata, bir de soğuk bira…

Çünkü tecrübeyle öğrenmiştim ki, yiyebileceklerimin en az kötüsü buydu.

(50 yaşından beri kolesterol ilacı almamda bu rejimin payı var mıdır acaba?)

Kars ve havalisinde çok güzel ve çeşitli yemekler yenebilir. Ama 1980’lerde adam gibi lokanta yoktu.

Ahmet’le Capitol’e Çavdar Tarlasında Asi’yi seyretmeye gittik, o vesileyle Tadında Anadolu’da oturup karnımızı doyurduk.

Serdar’ın mönüsü:

Huruştu, vişne hoşafı, lavaş.

Huruştu, rivayete göre 12.yy Selçuklu mutfağından kalma bir yemektir. Kars’ta yaparlar.

Kuzu but, ekşi kuru erik, arpacık soğanı, az havuç… Tadında Anadolu kapya biber de koymuş. Kars’ta koyarlar mıydı, hatırlayamadım. Tuzlu-ekşiye itirazım yok, ekşisi (yani eriği) etin tadını bastırmadıkça. Bana sorsalar (ki akıllı adamlar, sormazlar) eti biraz daha bol tutun, derdim.

Belki birlikte kaşıkladığım vişne hoşafıyla birleşince ekşisi çok gelecekti ama, Doğu Anadolu usulü hamur tomar yapıp ekmek niyetine yediğim tatsız tuzsuz lavaş denge sağladı.

O koku, o tat beni askerlik günlerime, 35 yıl öncesine götürdü… diyemeyeceğim, o zaman yiyemedim böyle güzel şeyler. Ama neyse ki sonraki yıllarda telafi ettim.

Güzel Kars’ım burnumda tütmüş!