8’inci kez Yavuz Turgul-Şener Şen ekolü aynen devam: Deja vu.

Şener Şen’de değişen şey, sadece derinleşen yüz çizgileri. Yavuz Turgul’da değişen şey, yeni nesil çekim teknikleri (takip eden kamera, yakın plan suya düşen yağmur damlaları gibi).

Öylesine hatırlayın; Muhsin Bey (87),Eşkiya (96), İkinci Bahar (99). Bunlar unutulur mu? Nasıl ekol olmasınlar?

Yavuz Turgul’un bu kadar sağlam üslubu bence ömrünün izdüşümü. Biliyor muydunuz Ses’de yazı işleri müdürlüğünü? Reklamcılığa mesleğin okulu olan Manajans Thompson’da metin yazarlığıyla başladığını? Hababam Sınıfı’nın senaryonu yazdığını? Yazma ustalığı, reklamcı gözü, Yeşilçam kültürü.. Bunlar bir insanın hayatında kolay kolay bir araya gelmez.

Filmin arka planında (hem senaryo, hem çekim olarak) akıl oyunları var.

Tez ve antitezin çarpışması (gaddar bir patronun malını işçilere bağışlaması için vicdani sebepler de var, bunun abesliği ve imkansızlığı üzerine haklı karşı mantık da)..

Hayatta sığınılan bir dostluk kavramı (hem de size hiç benzemeyen öteki benliğiniz gibi bir dostla)..

Vicdanın anlamları (evet çoğul söyledim çünkü filmde ona gönderme yapan analojiler çok)..

Yaşam idealini temsil eden bisiklet simgesi..

Bunlar, Yavuz Turgul’un, senaryonun içine gömdükleri.

Bir de oyunculuk için söyleyeceğim var.

Filmin baş karakteri bence Firdevs hanım: yani Çiğdem Selışık Onat. Hâlâ onun sekanslarını düşünüyorum. 78 yaşında. Robert’li. Amerika’da tiyatro eğitimi almış. Oyunculuk ve drama hocası.

Rolü, bir oyunculuk gösterisi gibiydi.

Yol Ayrımı, kaç yılda bir gelen türden, 150 dakikalık kaliteli bir popüler sinema örneği. Özeti bu.