Miles Davis “Hata yapmaktan korkmayın, hata diye bir şey yoktur” der:

Yanlış bir notaya bastığınızda bunun iyi mi kötü mü olduğunu belirleyen, bir sonra bastığınız notadır.”

Yani, hatadan önemlisi hataya verdiğiniz tepkidir.

Bir hata yaptığınızda nasıl davrandığınızdır.

(Benim bildiğim AE bu girişten sağlam bir İK yazısı çıkarır. Ama ben de devamını getirmeyi deneyeceğim.)

AE – Yapabilirim hakikaten. Yapmalıyım. Fikre bak, hatana nasıl yaklaştığına göre hatanın anlamı değişiyor.

*

Genellememek lazım ama, ‘kolerik’ (asabî) insanlar direksiyona geçince sakin şoför, ‘apatik’ (soğuk) insanlar ise kavgacı ve asabî olabiliyorlar. Birinci gruba dâhil olan Serdar’ın araba kullanırken bir kuralı vardır: Kötü niyetli olmamak kaydıyla, en sığırı dahil her şoförün 2 kere hata hakkı vardır. Ses etmem. Üçüncü kere tekrarlarsa, dıııııt!

Bu kuralı 30 yıllık çalışma hayatımda yönetici olarak da tatbik ettim. Benimle çalışan insanların hata yapmaktan korkmayacağı bir ortam yaratmaya çalıştım ki yaptıkları işi / işi yapış şekillerini iyileştirmeyi denesinler, inisyatif kullansınlar. Aynı hatayı 2 kere yapma hakları da vardı. Önemli olan nerede, neden hata yaptıklarını görüp hem tekrarlamamaları, hem de bir adım öteye gidip kendilerini iyileştirmeleri idi.

AE – Gerçek hayatı ve kendimi düşündüm. Şöyle bir sorun var, hatanın hata olduğu genellikle yaparken anlaşılmıyor. Fark edilmeye başlandığında da, devreye haklı sebepler veya savunma mekanizmaları giriyor.

Mesela bir dönem kapasitemin çok üzerinde bir işim vardı, bunu fark edip güçlü yanlarıma abanacağıma, zayıf yönümü telafi etmeye uğraştım. Olmadı. Kendimi aşağı çektim. Gardımı indirmiş oldum. Darbeler geldikçe hâlâ açığımı kapatmaya çalışıyordum. Feci strateji hatası.

Ya da iş ortaklıkları yaptım (malum, sermaye koymadan, ya da şirket yönetimine katılmadan proje bazında ortaklıklar). Tarzları, benim tarzım değildi. Benden istedikleri, yapmak isteyebileceğim işler değildi. Ama mantık galip geldi, madem koşullar böyle uyum göstermeliyim dedim. Zorla. İsteksizce. Her defasında kendimi ikna ederek. Sayısız hata..

İnsanın çoğu hatasını anlaması bir ömür alıyor.

Sen bana bakma, kendime gittim. Senin dediğin başka; davranışsal hatalar. Günlük hayatta beklenen türden. Kesmedim devam et:)

Sanıyorum başarılı oldum, çünkü hep en iyilerle çalıştım. Genellikle benim altımda çalışanlar işte benden daha iyilerdi.

Ne yazık ki – son 25 yıl çalıştığım gazetelerde – üstlerimden aynı cesaretlendirmeyi asla görmedim. Daha da vahimi, çok daha vahimi, tepe yöneticilerimin, hatta patronlarımın aynı hatayı göz göre göre defalarca tekrarlayıp duvara çarptıklarına sık şahit oldum.

Ve söyledim, kötü kişi oldum.